(5237 S. K. m. 7, 73) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 61, 102, 191, 456, 457, 466) (1412 S. K. m. 322) (5320 S. K. m. 18) (5395 S. K. m. 48)
Dava: Silahla etkili eyleme eksik teşebbüs ve ruhsatsız av tüfeği bulundurmak suçlarından sanık Yasin Kılıç'ın yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Elbistan Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 22.04.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi o yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 06.07.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: I- Sanık hakkında ruhsatsız av tüfeği bulundurmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.'nun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9.maddesi gözetilerek;
Sanığa atılı ruhsatsız av tüfeği bulundurmak suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle tabi olduğu 765 sayılı T.C.K.'nun 102/5. maddesine göre hesaplanan 2 yıllık asli zamanaşımının mahkumiyet kararı ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA;
1412 sayılı C.M.U.K.'nun 322. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Adli emanete kayıtlı av tüfeğinin gereğinin takdir ve ifası için zabıtaya tevdiine
II- Sanık silahla etkili eyleme eksik teşebbüs suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eylemin TCK. nun 456/4, 61/1, 457/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün O yer Cumhuriyet Savcısı. tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
Sanığın av tüfeği ile müştekiye hedef alarak birden fazla ateş etmesine rağmen isabet ettirememesi şeklinde gerçekleşen eylemin silahla etkili eyleme tam teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde eksik teşebbüs olarak kabulü aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanığın kavganın devamında evine giderek aldığı av tüfeği ile ateş etmesi şeklinde gerçekleşen olayda sanığın mağduru hedef alarak ateş edip etmediği hususu ile, ateş ettiği yer, mağdur ile aralarındaki mesafenin belirlenmesi ile sanığın eyleminin 765 sayılı TCK.'nun 466/2. maddesinde düzenlenen kavgada korkutmak maksadıyla ateş etmek suçunu veya TCK.'nun 191/son maddesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunun tespiti için olay mahallinde tanıklarında katılımıyla keşif icra edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre ise;
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
15.07.2005 gün ve 25876 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 48. maddesi ile de 2253 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak, çocuklara özgü yargılamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin kurallar, yeniden düzenlenmiş ve lehe hükümler getirilmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi ve 5395 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 27.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy