(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12) (765 S. K. m. 456, 457, 466)
Dava: Kavgada korkutmak için silah boşaltmak ve silahla müessir fiile teşebbüs suçlarından sanıklar İsmail Erkocaoğlu ve Nazmi Erkoçaoğlu'nun yapılan yargılamaları sonucunda; mahkumiyetlerine dair Karaman Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 29.12.2003 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanıklar hakkında kavgada korkutmak için silah boşaltmak ve silahla müessir fiile teşebbüs suçlarından açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda; eylemlerinin 765 Sayılı TCK. nun 466/2, 456/4 ve 457/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükümlerde, suç niteliklerinin belirlenmesinde ve uygulanan kanun maddesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Sanıkların ağabeyleri Mehmet Ali'nin mağdurlarla kavga ettiğini ve dövüldüğünü haber alarak olaya dahil olmaları şeklinde gelişen eylemlerinde lehlerine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy