(765 S. K. m. 46, 47, 456, 457) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 18)
Dava: Silahla kasten yaralama, saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık Engin Sancaktar'ın yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 21.10.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 2.7.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: 1- Saldırgan sarhoşluk suçundan kurulan hükme yönelik, temyiz itirazının incelenmesinde;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi gözetilerek,
Sanığa atılı saldırgan sarhoşluk suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK. nun 102/5. maddesine göre hesaplanan iki yıllık zamanaşımının mahkumiyet hükmü ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına,
2- Bıçakla kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Sanık hakkında bıçakla kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 456/4, 457/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
a) Sanığın temyiz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği 25.11.2002 tarihli Ankara Numune Hastanesi raporunda sanığa antisosyal kişilik bozukluğu, alkol ve madde kullanımı teşhisi konulduğundan, suç tarihinde şuurunun veya hareket serbestisini tamamen veya kısmen kaldıracak surette akıl hastalığına duçar olup olmadığı, dolayısıyla hakkında TCK. nun 46 veya 47. maddelerinin tatbikinin gerekip gerekmeyeceği hususunda Adli Tıp Kurumu Başkanlığından rapor alınarak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 05.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy