(765 S. K. m. 258, 260) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 18)
Dava: Görevli memura menfi mukavemet suçundan sanık Kemal Bakadur'un yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 2.7.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 9.7.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanık hakkında görevli memura menfi mukavemet suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 260. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
1- Başka suçları nedeniyle güvenlik güçlerince aranan sanığın olay günü sevk ve idaresindeki araçla seyir halinde olduğunu öğrenen polis ekiplerinin DUR ihtarına uymayan sanığın kaçması sonucu kırmızı ışıkta sıkıştırılması üzerine aracını polis aracının üzerine sürerek ve araca çarparak yolu açması ve yaya olarak kaçmaya devam etmesi bilahare yakalanması şeklinde gelişen olayda sanığın, eyleminin memura pasif direnme sınırlarını aşıp, etkin direnme suçuna dönüştüğü, TCK. nun 258. maddesinde yer alan bu suça bakmak görev ve yetkisinin de Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan kazanılmış hakları saklı tutmak ve CMUK. nun 326/son maddesi gözetilmek suretiyle sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 27.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy