(765 S. K. m. 2, 49, 61, 191)
Dava: Tehdit suçundan sanık Mehmet Polat'ın yapılan yargılaması sonucunda; eylemin müessir fiile tam teşebbüs suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkumiyetine dair Tokat Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 14.11.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahiller vekili ve sanık vekili tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 26.12.2003 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında her üç müdahile karşı sair tehdit suçundan kamu davası açıldığı ve sanığın müdahillerin içinde bulunduğu araca doğru tabanca ile birden fazla ateş ettiği ve bazı mermilerin araca isabet ettiği sabit olduğu halde, araca doğru attığı mermilerin araçta bulunan kişilere isabet edebileceğini bilebilecek durumda olan sanığın müdahiller Zeynep ve Şengül Giden'e karşı eylemlerinin hangi nedenle ve ne şekilde suç oluşturmadığı açıklanıp, tartışılmadan sanığın eyleminin bütün olarak müdahil Selahattin Giden'e karşı silahla müessir fiile tam teşebbüs suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık aşamalardaki savunmalarında, müdahil Selahattin Giden'in içinde bulunduğu araçtan kendilerinin bulunduğu yerdeki kavak ağaçlarına doğru ateş edildiğini beyan ettiği, tanıklar Murat Polat ve Sefer Hız'da aşamalarda, müdahil Selahattin Giden'in arabasıyla kendilerinin piknik yaptıkları yerden geçerken sanık ve ailesinin yakınında bulunan kavak ağaçlarına doğru tabanca ile ateş etmesi nedeniyle sanığın rahatsız olduğunu beyan ettikleri, tanık Ahmet Şahin'in de beyaz Renault bir arabadan kavak ağaçlarına doğru ateş edildiğini söyleyerek sanık ve bu tanıkların beyanlarını doğruladığı ve olayın akabinde Jandarma tarafından yapılan araştırmada Samsun Kriminal Polis Labaratuvarının 09.07.2001 tarihli ekspertiz raporuna göre sanığın tabancasından atılmadıkları sabit olan 4 adet 9 mm. çaplı ve 3 adet 7.65 mm. çaplı boş kovan olay yerinde bulunduğu halde, müdahilin sanık ve ailesinin yakınındaki kavak ağaçlarına doğru ateş edip etmediğinin ve bu nedenle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
3. Adli emanette bulunan ve suçta kullanılmayan ruhsatlı tabancaya ait 13 adet dolu tabanca fişeğinin sanığa iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
4. 10.02.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4806 sayılı kanunun 1. maddesi ile TCK'nun 30. maddesinin 2.fıkrasında yer alan bir lira ibaresi bin lira olarak değiştirilmiş olup izah edilen bu değişikliğin sanık lehine olması ve TCK'nun 2/2 maddesi nazara alındığında sanık hakkında ceza tayin edilirken bin liranın küsurunun hesaba katılamayacağının lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekili ve müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy