(765 S. K. m. 260) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12) (5320 S. K. m. 18) (Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 125)
Dava: Görevli memura menfii mukavemet suçundan sanık Yılmaz Doğan'ın yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Alaşehir Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 06.06.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 20.07.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanık hakkında görevli memura menfii mukavemet suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 260. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
Dosya içeriğine ve anlatımlara göre;
1. Olay günü trafik zabıtalarının sanığın ehliyetsiz araç kullandığını tespit etmeleri üzerine aracı parka çekerek cezai işlem uyguladıkları, sanık ile park görevlisine, sanığın ehliyetli birisini yanında götürmesi ve aracı bu şahsın kullanması halinde ancak aracın iade edilebileceği bildirildiği halde sanığın tekrar kendisi giderek aracını parktan götürmesi şeklinde gelişen olayda sanığın bu eyleminin Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 125. maddesinde belirtilen araç sürmekten menedilen sürücülerle ilgili kurallara aykırılık olarak kabulü ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa muhalefet olarak değerlendirilmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca l.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7.maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 10.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy