(765 S. K. m. 456, 457) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12) (5320 S. K. m. 18)
Dava: Bıçakla müessir fiil suçundan sanık Yunus Çağlayık'ın yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 01.07.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 16.09.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanık Yunus'un savunmasında, diğer sanık Aytaç ile tartıştıklarını ve Aytaç'ın kendisine bıçak sallaması üzerine çalıştığı eczaneye girerek bıçak alıp tekrar dışarı çıkıp Aytaç'ın yaraladığını beyan etmesine göre, sanık Yunus eczaneye girerek saldırıdan kurtulduğu halde tekrar dışarı çıkıp Aytaç'ı yaralaması şeklindeki eyleminin meşru müdafaa sınırları içerisinde olmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında bıçakla müessir fiil suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eyleminin 765 Sayılı TCK.nun 456/4, 457/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 23.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy