(5237 S. K. m. 7, 73) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 61, 102, 191, 193, 482) (5320 S. K. m. 18) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Saldırgan sarhoşluk, geceleyin konut dokunulmazlığın bozmaya eksik teşebbüs, sövme ve tehdit suçlarından sanık Mustafa Bulut'un yapılan yargılaması sonucunda; tehdit suçundan sanığın beraatine, saldırgan sarhoşluk, geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve sövme suçlarından sanığın mahkumiyetine dair Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.04.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve Üst C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 22.09.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: I- Sanık hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.'nun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi gözetilerek;
Sanığa atılı Saldırgan sarhoşluk suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK'nun 102/5. maddesine göre hesaplanan 2 yıllık asli zamanaşımının mahkumiyet kararı ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA;
1412 sayılı C.M.U.K.'nun 322. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA,
II- Sanık hakkında geceleyin konut dokunulmazlığını bozmaya eksik teşebbüs, sövme ve tehdit suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eylemlerinin 765 sayılı TCK'nun 193/2, 482/3. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile tehdit suçundan da sanığın beraatine dair kurulan hükmün Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
1- Oluş ve dosya kapsamına göre etrafında duvar çit gibi engeller bulunmayan müştekiye ait evin sokağa açılan dış kapısı ve penceresini geceleyin zorlayarak girmeye çalışan sanığın eyleminin geceleyin konut dokunulmazlığını bozmaya eksik teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilerek 765 sayılı TCK.'nun 193/2, 61/1. maddeleri yerine suçun tamamlanmış şeklinden hüküm kurulması,
2- Olay tarihinde müştekinin kapıyı açmamasına sinirlenen sanığın olay yarinden ayrılırken sarf ettiği sana gününü göstereceğim. şeklindeki sözlerinin 765 sayılı TCK.'nun 191/son maddesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeden yasal olmayan gerekçelerle atılı suçtan beraatine karar verilmesi,
3- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı, BOZULMASINA, 01.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy