(5271 S. K. m. 223, 254, 253, 321) (765 S. K. m. 191) (5237 S. K. m. 7, 73) (5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 18)
Dava: Tehdit, sövme ve müessir fiile teşebbüs suçundan sanık Ramazan İsmail Uygur'un yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Torbalı Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 1.7.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi o yer C.Savcısı ve sanık tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 15.10.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: 1- Müşteki hazırlık aşamasındaki 23.10.2002 tarihli ifadesinde sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirdiği halde, 25.10.2002 tarihli ifadesinde yeniden şikayetçi olmuşsa da, vazgeçmeden dönülemeyeceği nazara alınarak şikayet yokluğu nedeniyle sanık hakkında takibi şikayete bağlı sövme ve müessir fiile teşebbüs suçlarından açılan kamu davasının CMUK. nun 253/5. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi, yasaya aykırı olup sanığın ve o yer C.Savcısının temyizi bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK. nun 321. maddesi gereğince bozulmasına, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMUK. nun 223/8.maddesi gereğince düşürülmesine,
2- Sanık hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eylemin TCK. nun 191/1.maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık ve o yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
Sanık hakkında müştekiyi Seni dağa kaldırırım şeklinde tehdit ettiği iddiası ile dava açıldığı, olayın tek görgü tanığı olan müştekinin eşi Emine Uysal'ın aşamalardaki ifadesinde gazetelerde benimle ilgili neden haber yapıyorsun bundan sonra yapamayacaksın yoksa senin için iyi olmaz gibi tehditlerde bulunduğunu beyan ettiği bu durumda müştekinin anlatımı ile tanık beyanı arasında çelişki olduğu nazara alınıp, çelişki giderilmeden ve taraflar arasında tartışma da bulunduğu dikkate alınarak sanığın söylediği sözlerin müşteki üzerinde ciddi endişe ve korku yaratıp yaratmadığı hususu kararda tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık ve o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 07.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy