(765 S. K. m. 46, 47, 456) (5237 S. K. m. 7, 73, 86) (5252 S. K. m. 9, 12) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Müessir fiil suçundan sanıklar Fatma Gümüş ve İsmail Ekmekçi'nin yapılan yargılamaları sonucunda; mahkumiyetlerine dair Bulancak Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 11.09.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi o yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 25.10.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan davanın yapılan yargılaması sonucunda eylemlerinin 765 Sayılı TCK. nun 456/4 maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükümlerin o yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
1) Tanıklar Arife Ekmekçi ve Mustafa Kısacık ifadelerinde sanık Fatma'nın akıl hastanesinde yattığını ve ruhsal bozukluğu olduğunu belirtmeleri karşısında, sanık Fatma'nın suç tarihinde 765 Sayılı TCK'nun 46 ve 47. maddeleri gereğince ceza sorumluluğunu tamamen veya kısmen kaldıracak derecede akıl hastalığı bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanık İsmail'in diğer sanık Fatma'nın sopa ile saldırmasının etkisiyle atılı suçu işlediğinin anlaşılmasına göre sanık hakkında tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılmaması,
3) 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5328 Sayılı Kanunla değişik 86. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve sanığın eylemine uyan kasten yaralama suçunun aynı maddenin 3. fıkrasında açıklanan hallerde işlenmesi durumu hariç olmak üzere, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 28.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy