(5395 S. K. m. 42, 48) (5271 S. K. m. 185, 253, 254) (2253 S. K. m. 25) (765 S. K. m. 456, 457) (5237 S. K. m. 7, 73) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: Silahla etkili eylem suçundan sanık Osman Anur'un yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Sandıklı Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 14.10.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 10.11.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Nüfus kaydına göre 02.12.1986 doğumlu olan sanığın suç tarihinde ve yargılama aşamasında 15 yaşını ikmal etmiş olduğu gözetilmeden duruşmaların gizli yapılıp, hükmün de gizli tefhim edilmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'un 375. maddesi ile 2253 sayılı Kanun'un 25. maddesine aykırı davranıldığı görülmekle birlikte; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 185. maddesi ile 18 yaşını doldurmamış sanıkların duruşmalarının kapalı yapılacağı hususunun hükme bağlanmış olması, yine; 14.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 48. maddesi ile 2253 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılması ve aynı Kanun'un Uygulanacak hükümler başlıklı 42. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa atıfta bulunulmuş olması karşısında sanık hakkındaki duruşmanın gizli yapılması sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında silahla etkili eylem suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eylemin 765 sayılı TCK.nun 456/4, 457/1 .maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK.nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
15.07.2005 gün ve 25876 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 48. maddesi ile de 2253 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak, çocuklara özgü yargılamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin kurallar, yeniden düzenlenmiş ve lehe hükümler getirilmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi ve 5395 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy