(765 S. K. m. 567) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Kumar oynamak ve oynatmak suçundan sanıklar Efrayim Günal ve arkadaşlarının yapılan yargılamaları sonucunda; MAHKUMİYETLERİNE dair ( ARDAHAN ) Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 17.3.2004 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 21.10.2004 tarihli yazılarıyla dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar Alaattin, Şenol, Şevket, Muhammet, Oktay ve Şener'e atılı kumar oynamak suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu 765 Sayılı Kanunun 102/6.maddesine göre hesaplanan asli zamanaşımının mahkumiyet hükmü ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 Sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Adli Emanette kayıtlı paranın sahibine İADESİNE,
Sanık hakkında kumar oynatmak suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eyleminin 765 Sayılı TCK.nun 567. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık Efrayim Günal tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2.fıkrasında "...suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur..." şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA 01.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy