(5237 S. K. m. 7, 73) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 102, 457) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Müessir fiil ve mütecaviz sarhoşluk suçlarından sanıklar Sedat Akpınar ve Mehmet Uygun'un yapılan yargılamaları sonucunda; mahkumiyetlerine dair Erzincan Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 05.11.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 10.11.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 7. ve 5252 sayılı kanunun 9. maddeleri gözetilerek,
Sanık Sedat Akpınar'a atılı mütecaviz sarhoşluk suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK'nun 102/5. maddesine göre hesaplanan iki yıllık asli zamanaşımının mahkumiyet hükmü ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla hükmün bozulmasına, 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca kamu davasının ortadan kaldırılmasına;
Sanıklar Sedat Akpınar ve Mehmet Uygun hakkında müessir fiil suçundan kurulan hükümlere gelince;
Dosya içeriğine, mağdur sanık Sedat Akpınar'ın adli raporuna ve mahkemenin değerlendirmesine ve iddiasına göre hükümde isabetsizlik görülmediğinden sanık Mehmet Uygun'un mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, müşteki Sedat'ın adli raporunda künt travmaya bağlı yaralanmadan söz edilip, beyanında da keserin künt kısmıyla vurduğunu belirtmesi karşısında 765 Sayılı TCK'nun 457/1. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak;
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca l.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 5328 Sayılı Kanunla değişik 86. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve sanığın eylemine uyan kasten yaralama suçunun aynı maddenin 3. fıkrasında açıklanan hallerde işlenmesi durumu hariç olmak üzere, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 07.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy