(765 S. K. m. 456, 457) (1412 S. K. m. 138, 253) (5237 S. K. m. 7, 73) (5252 S. K. m. 9, 12) (5320 S. K. m. 18) (5271 S. K. m. 253, 254) (5395 S. K. m. 48)
Dava: Silahla müessir fiile teşebbüs suçundan sanık Cemil Güzgün ile silahla müessir fiil suçundan sanıklar Alican Altun, Mehmet Ali Altun ve Mehmet Selim Altun'un yapılan yargılamaları sonucunda; sanık Alican Altun'un adiyen müessir fiil, sanıklar Mehmet Ali Altun ve Mehmet Selim Altun'un silahla müessir fiil suçlarından mahkumiyetlerine ve sanık Cemil Güzgün hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine, dair Bulanık Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 10.7.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Alican Altun müdafii, sanıklar Mehmet Ali Altun ve Mehmet Selim Altun ile o yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 29.11.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanık Cemil Güzgün hakkında silahla müessir fiile teşebbüs ve sanıklar Alican Altun, Mehmet Ali Altun ve Mehmet Selim Altun hakkında silahla müessir fiil suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; sanık Alican Altun'un eylemlerinin 765 Sayılı TCK.nun 456/4., sanıklar Mehmet Ali Altun ve Mehmet Selim Altun'un eylemlerinin aynı kanunun 456/4. ve 457/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık Cemil Güzgün hakkında açılan kamu davasının 1412 sayılı CMUK.nun 253/5. maddesi uyarınca düşürülmesine dair hükmün sanık Alican Altun müdafii, sanıklar Mehmet Ali Altun ve Mehmet Selim Altun ve O Yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
1- Müşteki-sanık Cemil Güzgün'ün mağdur-sanık Alican Altun'a küreğin silahtan sayılan demir kısmıyla mı, yoksa ağaçtan yapılmış olan sap kısmıyla mı vurmaya çalıştığı, mağdur, sanık ve tanıklara sorularak açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile silahla müessir fiile teşebbüs suçundan açılan kamu davasının 1412 sayılı CMUK. nun 253/5. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesi,
2- 1412 sayılı CMUK. nun 138. maddesi ile düzenlenen mecburi müdafiilik sistemi 18 yaşını bitirmemiş olan sanıkların kendilerini savunamayacakları ilkesine dayanmakta olup, 29.08.1986 doğumlu olan suç ve hüküm tarihlerinde 18 yaşını bitirmeyen sanık Alican Altun'un müdafiinin aşamalarda bulunmasının temini, bunun mümkün olmaması halinde kendine yeni bir müdafii tayin edilmesi gerekirken sanık müdafiinin yokluğunda karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- Müşteki Safiye Güzgün aşamalardaki ifadelerinde, sanık Alican Altun'un elindeki kürekle kendisine ve eşine vurduğunu beyan ettiği halde, Müşteki Cemil Güzgün'ün sanık Alican'ın elinde kürek olmadığını, tanık Sinem Altun'un da sanık Alican'ın elinde hiçbir şey olmadığını beyan etmeleri karşısında, olayın görgü tanığı Fatma Güzgün dinlenmeden ve dinlenen diğer tanıklardan bu husus sorularak açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile sanık Alican Altun'un adiyen müessir fiil suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
4- Sanık Alican Altun savunmasında, tanıklar Sitiye, Hasbike, Senem ve Sinem Altun'da duruşmadaki ifadelerinde, müştekiler Cemil ve Safiye'nin sanıkların evine taş atmaları üzerine olayın başladığını beyan ettikleri halde, sanıklar Alican Altun, Mehmet Ali Altun ve Mehmet Selim Altun hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
5 - Yargılama giderlerinin suçu birlikte işleyen sanıklar Alican Altun, Mehmet Ali Altun ve Mehmet Selim Altun'dan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken müştereken tahsiline karar verilmesi,
6- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
15.07.2005 gün ve 25876 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 48. maddesi ile de 2253 sayılı kanun yürürlükten kaldırılarak, çocuklara özgü yargılamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş ve lehe hükümler getirilmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi ve 5395 sayılı kanun hükümleri uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Alican Altun müdafii, sanıklar Mehmet Ali Altun ve Mehmet Selim Altun ve o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy