(765 S. K. m. 456, 460) (5237 S. K. m. 7, 73, 86) (5252 S. K. m. 9, 12) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Müessir fiil ve sövme suçlarından sanık Abdullah Demircioğlu ile müessir fiil suçundan sanıklar, Mustafa Demircioğlu, Mehmet Büyükzileli ve Hamza Büyükzileli'nin yapılan yargılamaları sonucunda; sanıklar Mustafa ve Hamza'nın mahkumiyetlerine, sanık Abdullah'ın Hamza'ya karşı müessir fiil suçundan mahkumiyetine, Mehmet'e karşı müessir fiilden ve Mehmet ile Hamza'ya karşı sövme suçundan beraatına, sanık Mehmet'in Abdullah'a karşı müessir fiilden mahkumiyetine, Mustafa'ya karşı müessir fiilden beraatına dair Tosya Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 18.11.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil sanıklar ve sanıklar tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 02.12.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: 1- Müdahil-sanık Hamza'nın poliste alınan 25.02.2003 tarihli ifadesinde kimseden şikayetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla davaya müdahale hakkı bulunmadığı verilen müdahale kararının da hükmü temyiz yetkisi vermediğinden, müdahil sıfatıyla sanık Abdullah'a yönelik temyiz isteminin CMUK'nun 317. maddesi uyarınca reddine,
2- Sanık Abdullah hakkında müdahil-sanık Mehmet'e karşı müessir fiil ve sövme suçlarından sanık Mehmet'in, Mustafa'ya karşı müessir fiil suçundan verilen beraat kararlarının temyiz incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
3- Sanık Abdullah hakkında müdahil-sanık Hamza'ya karşı müessir fiil suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Müdahil Hamza'nın takibi şikayete bağlı basit müessir fiil suçundan dolayı polisteki 25.02.2003 günlü ifadesinde şikayetçi olmadığını beyan ettiği dolayısıyla şikayetten vazgeçmeden rücu etmenin de mümkün bulunmadığı gözetilmeden TCK'nun 460. maddesi uyarınca müessir fiil suçundan açılan kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
4- Sanıklar Mustafa, Mehmet ve Hamza hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 456/4 maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün müdahil sanıklar Mehmet ve Hamza Büyükzileli ile sanıklar Mustafa Demircioğlu ve Abdullah Demircioğlu tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca l.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18.maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 5328 Sayılı Kanunla değişik 86. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve sanığın eylemine uyan kasten yaralama suçunun aynı maddenin 3. fıkrasında açıklanan hallerde işlenmesi durumu hariç olmak üzere, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil sanıklar Mehmet ve Hamza Büyükzileli ile sanıklar Mustafa Demircioğlu ve Abdullah Demircioğlu'nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy