(765 S. K. m. 45, 455) (5237 S. K. m. 21, 22, 25, 26, 85)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi ölüme sebebiyet vermek suçundan sanık Erol'un yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair ( Bolu Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 8.10.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahiller vekili ve O yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 5.1.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sürücü belgesi bulunmayan sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmemesi yerinde olduğundan tebliğnamedeki 1 nolu düşünceye katılınmamıştır.
Dosya üzerinde yapılan temyiz incelemesinde, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay günü sanığın, ( Alkolmetre ile yapılan ölçüme göre ) 282 promil derecesinde alkol aldıktan sonra, gece saat 00.30 sıralarında, sürücü belgesi de bulunmamasına karşın yönetimindeki minibüs ile yanında tanık Fuat bulunduğu halde süratli bir şekilde yalpa yaparak meskun mahalde seyrederken, tanık Fuat'ın sanığın bu tehlikeli davranışlarını görmesi üzerine aracı durdurması konusunda uyarmasına rağmen, aldırış etmeden yola devam ettiği, bir defa da yol dışındaki bankete çıkıp indiği, Akpınar mahallesi şehit muhtar caddesine geldiğinde, 8 metre genişlikteki, yaya kaldırımı bulunmayan yolda, zorunlu olarak yol üzerinde arka arkaya yolun sağını takiben iki kardeşi ile birlikte yürüyen Mutlu'ya, yönetimindeki araç ile çarparak ölümüne neden olduğu, çarpmadan sonra olay mahallinde durmayarak yoluna devam ettiği anlaşılmıştır. Sanığın bu açıklanan biçimdeki taksirli eyleminde, TCY.nın 45. maddesinin son fıkrasında yazılı ""bilinçli taksir""in neden oluşmadığı, temyiz denetimine olanak verecek biçimde, yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek açıklanmadan, yalnızca bilinçli taksirin oluşmadığı konusundaki soyut söylemle, sanık hakkında, TCY.nın 45. maddesinin son fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Oluş ve dosya içeriğine göre; suçun işleniş biçimi, taksirin yoğunluğu, sanığın geçmişi, eylemden sonraki davranışı aleyhe olduğundan, TCY.nın 455/1. maddesinde öngörülen temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerekirken, açıklanan bu durumların sanık lehine olumlu kabul edilerek alt sınırdan temel cezanın belirlenmesi suretiyle, takdirde hata yapılması,
3- Avukatlık Yasasının değişik 164. maddesi uyarınca, mahkemece katılanlar yararına hükmedilen maktu vekalet ücretinin, katılanların vekillerine ödenmesine karar verilmesi gerekirken, katılanlara verilmesine karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili İle O yer C. Savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 25.2.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy