(765 S. K. m. 459/2) (5237 S. K. m. 7/2, 73, 89) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi yaralamaya sebebiyet vermek suçundan sanık Celal A.'ın yapılan yargılaması sonucunda; MAHKUMİYETİNE dair ( SÜRMENE ) Asliye mahkemesinden verilen 28.05.2002 tarihli hüküm Yargıtayca incelenmesi müdahil vekili tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi yaralamaya sebebiyet vermek suçundan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eylemin 765 Sayılı TCK.nun 459/2.maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hüküm müdahil vekili tarafından temyizi süresinde yapılan incelemesinde; 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesinin.2.fıkrasında "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise,failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" şeklinde düzenlenme yapılmış,5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddesinde ise olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş bu kanunun 12.maddesi ile de 765 Sayılı Türk ceza kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.Ayrıca 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18.maddesi ile de 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 89.maddesinde düzenlenen ve sanığın eylemine uyan taksirle yaralama eyleminin aynı maddenin 5.fıkrası gereğince bilinçli taksir hali hariç olmak üzere soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdur İmdat Ç.'ın şikayetçi olması karşısında aynı Kanunun 73.maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254 maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesi ile 5252 sayılı Kanunun 9.maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepden dolayı BOZULMASINA 16.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy