(765 S. K. m. 51, 456) (5237 S. K. m. 7, 73, 86) (5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 18) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Kasten yaralama suçundan sanık Mustafa İbolar'ın yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Biga Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 20.01.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 19.01.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eyleminin 765 sayılı TCK. nun 456/4. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün müdahil tarafından temyizi üzerine incelenmesinde;
1- Belediyede çalışan ve abonelerin su saatlerini kontrol etmek ve borcu olanların sularını kesmekle görevli olan müdahilin ve tanık Halil Güler'in borcu olan sanığın abonesi olduğu suyu kesmek için sanığın evine gittiklerinde, borcunun ödeyeceğini söyleyerek süre isteyen sanığa süre vermeye yetkili olmadıklarını belirterek görevlerini yapmak istemelerinin haksız tahrik olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında tayin edilen cezada 765 sayılı TCK. nun 51/1. maddesi uyarınca indirim yapılması,
2- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca l.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5328 sayılı Kanunla değişik 86. maddesinin 2.fıkrasında düzenlenen ve sanığın eylemine uyan kasten yaralama eyleminin aynı maddenin 3.fıkrasında açıklanan hallerde işlenmesi durumu hariç olmak üzere, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73. maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahilin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26/9/2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy