(5237 S. K. m. 125) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Sövme ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık Abdi Kılıçelli'nin yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Denizli/Kale Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 18.12.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve o yer C. Savcıları tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 29.12.2003 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: 1- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun 7 ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri gözetilerek,
Sanığa atılı saldırgan sarhoşluk suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK'nun 102/5.maddesine göre hesaplanan iki yıllık zamanaşımının mahkumiyet hükmü ve inceleme tarihleri arasında, gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Sanık hakkında sövme suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemin 765 Sayılı TCK. nun 482/3. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık ve o yer C.Savcıları tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede:
a) Tanıklar Şerafettin Bayar ve Mehmet Gökharman beyanlarında, piknik alanında büfe işleten müştekinin sanığa çay vermemesi nedeniyle çıkan tartışma sırasında müşteki ve sanığın karşılıklı olarak küfürleştiklerini ifade ettikleri halde, sanık hakkında 765 sayılı TCK. nun 485. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Kabule göre de;
b) 765 sayılı TCK. nun 482/3. maddesinde hem hapis hem de para cezası öngörüldüğü gözetilmeden sanık hakkında sadece hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini,
c) 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 Sayılı TCK. nun 125.maddesinde düzenlenen ve sanığın eylemine uyan hakaret suçunun aynı kanunun 131/1. maddesi gereğince kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hali hariç olmak üzere soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık ve o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 19.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy