(765 S. K. m. 308) (1412 S. K. m. 257)
Dava: İhkak-ı hak suçundan sanıklar Hüseyin İ., Kerem İ., Fatih İ. ve Vahit Sami Y.'ın yapılan yargılamaları sonucunda; beraatlerine dair Ulubey/Ordu Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 18.12.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 16.2.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanık Fatih'in isminin gerekçeli karar başlığında Fatih olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün daktilo hatası kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle sanıklar Kerem İ., Fatih İ. ve Vahit Sami Y. haklarındaki beraat hükmünün istem gibi ONANMASINA;
Sanık Hüseyin İ. hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
1- Sanığın müştekiden kira alacağını istediği ve müştekinin kabul etmemesi üzerine çıkan tartışmada yerden aldığı tuğlayı müştekinin kafasına vurarak yaraladığı, ikrarı ve dosya içeriğinden anlaşılmakla, sanığın eyleminin TCK'nun 308/3. maddesine uyan suçu oluşturduğu nazara alınmadan yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- CMUK. nun 257. maddesi uyarınca hükmün mevzuunun iddianamede gösterilen fiilden ibaret olacağı ve gösterilen kanun maddesinin mahkemeleri bağlamayacağı, mahkemece sanığın eyleminin müessir fiil olarak kabulü halinde dahi, iddianame içeriğine göre, bu suçtan mahkumiyet kararı verilebileceğinin nazara alınmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy