(765 S. K. m. 456, 457, 489) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Silahtan sayılan aletle kasten yaralama ve sövme suçlarından sanık Edip Aslan'ın yapılan yargılaması sonucunda; kasten yaralama suçundan mahkumiyetine, hakaret suçundan şikayetten vazgeçmeye binaen kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair Samandağ Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 09.04.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve o yer C.Savcısının tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 09.02.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sövme suçundan, vazgeçmeye binaen TCK'nun 489. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verilmesi sonuca etkili görülmemiş, yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre o yer C.Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, reddiyle hakaret suçundan kurulan hükmün istem gibi onanmasına,
Silahtan sayılan aletle kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince,
Sanık hakkında silahtan sayılan aletle kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 456/4, 457/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık ve o yer C. Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca l.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18.maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 15.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy