(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (1412 S. K. m. 138) (765 S. K. m. 47)
Dava: Müessir fiil suçundan sanıklar Sultan Kaya Murat Kaya'nın yapılan yargılamaları sonucunda; mahkumiyetlerine dair Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.4.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 16.2.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanıklar hakkında müessir fiil suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 456/4, 457/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükümde suç niteliklerinin belirlenmesinde ve uygulanan kanun maddesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Ceza ehliyeti tam olmayan ve TCK. nun 47. maddesinden istifade eden sanık Murat'a CMUK.nun 138. maddesi uyarınca zorunlu olarak müdafii tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden savunma hakkının kısıtlanması,
2- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 21.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy