(765 S. K. m. 188, 191) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: Ölümle tehdit suçundan sanıklar Bayram Anbar, Bahaddin Sarımustafaoğlu, Mahmut Akdağ ve Ülkü Sezginç'in yapılan yargılamaları sonucunda; mahkumiyetlerine dair Eyüp 2. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 25.2.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi o yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 26.2.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanıklar hakkında ölümle tehdit suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eyleminin 765 sayılı TCK.nun 191/1. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün o yer C. Savcısının temyizi üzerine yapılan incelemede;
1- Dört sanığın birlikte müştekiyi tehdit ettiklerinin iddia edilmesine göre, eylemlerinin 765 Sayılı TCK.nun 188/3. maddesi delaletiyle, 191/2. maddesinde belirtilen suçu oluşturabileceği ve bu suça bakmanın delilleri takdir ve değerlendirmenin Asliye Ceza Mahkemesine ait olacağı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, Sulh Ceza Mahkemesince duruşmaya devamla esas hakkında hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 19.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy