(765 S. K. m. 260) (5237 S. K. m. 7) (5320 S. K. m. 18) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Görevli memura pasif mukavemet suçundan sanık Osman Acar'ın yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Harmancık Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 25.02.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 25.02.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanık hakkında görevli memura pasif mukavemet suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eyleminin 765 sayılı TCK. nun 260. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
1- Olay günü, yakacak odun ihtiyacını karşılamak amacıyla ormandan temin ettiği kaçak orman emvalini aracına yükleyen sanığa görevli orman muhafaza memurunun dur ihtarına uymayarak, aracını bırakıp olay mahallinden kaçması ve bilahare köyde yakalanması şeklinde gelişen olayda, 765 Sayılı TCK'nun 260. maddesinde belirtilen nüfuz ve müessir kuvvet kullanma unsurlarının ne şekilde oluştuğu kararda tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy