(765 S. K. m. 188, 456, 482) (5237 S. K. m. 7, 73, 86, 125, 131) (5252 S. K. m. 9, 12) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Müessir fiil, ve tehdit suçundan sanık Mustafa Üstün, müessir fiil ve sövme suçundan sanık Ahmet Uyanık ile müessir fiil suçundan sanık Maksut Özdemir'in yapılan yargılamaları sonucunda; mahkumiyetlerine dair Tekirdağ/Saray Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 18.2.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık Ahmet ile O Yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 5.3.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: 1- Sanık Mustafa Üstün hakkında tehdit suçundan verilen hükmün temyiz incelenmesinde;
Dosya içeriğine ve anlatımlara göre sanığın mağdura hitaben sarfettiği bir daha bu köye gelirsen seni öldürürüm şeklindeki sözlerin 765 sayılı TCK.nun 188/1. maddesinde belirtilen şartlı tehdit suçunu oluşturduğu, bu suçtan yargılama yapmak görev ve yetkisinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden görevsizlik kararı yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanıklar Maksut ve Mustafa hakkında kasten yaralama, sanık Ahmet hakkında kasten yaralama ve sövme suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eylemlerinin 765 Sayılı TCK.nun 456/4 ve 482/3. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık Ahmet ve O Yer C. Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 5328 Sayılı Kanunla değişik 86. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve sanığın eylemine uyan kasten yaralama eyleminin aynı maddenin 3. fıkrasında açıklanan hallerde işlenmesi durumu hariç olmak üzere, aynı kanunun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun ise 131/1. maddesi gereğince kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hali hariç olmak üzere soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Ahmet ve O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 22.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy