(5237 S. K. m. 7, 73) (5252 S. K. m. 9, 12) (765 S. K. m. 46, 47, 102, 191, 456, 482) (1412 S. K. m. 322) (5320 S. K. m. 18) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Müessir fiil, sövme, ölümle tehdit ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık Turan Yılmaz Orhan ile ölümle tehdit suçundan sanık Elvan Gökdemir'in yapılan yargılamaları sonucunda; mahkumiyetlerine dair Tavşanlı Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 27.3.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi O Yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 16.3.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: 1- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9.maddesi gözetilerek,
Sanık Turan Yılmaz Orhan'a atılı saldırgan sarhoşluk suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/5.maddesine göre hesaplanan 2 yıllık zamanaşımının mahkumiyet hükmü ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Sanık Turan Yılmaz Orhan hakkında müessir fiil, sövme ve ölümle tehdit suçlarından, sanık Elvan Gökdemir hakkında ölümle tehdit suçundan açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda; eylemlerinin sanık Turan için 765 sayılı TCK.nun 456/4, 191/1, 482/3 ve sanık Elvan için 191/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükümlerin o yer C. Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
a) Sanık Turan Yılmaz Orhan'ın hazırlık aşamasında, 28.05.2000 tarihinde yapılan üst aramasında, sanığa ait Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenmiş, sağlık kurulu raporu bulunduğunun bildirilmesine göre bu raporun celbi ile sanığın 765 sayılı TCK.nun 46. veya 47. maddeleri uyarınca ceza sorumluluğunu tamamen ya da kısmen kaldıracak derecede akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bulunup bulunmadığının araştırılmadan eksik soruşturmayla hüküm kurulması,
b) Sanıkların müştekileri tehdit ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden bu suçtan her iki sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
c) 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 18. maddesi ile de, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 sayılı TCK.nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaşma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy