(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12) (765 S. K. m. 102, 193, 492, 551) (5320 S. K. m. 18)
Dava: Geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve meskun mahalde silah atmak suçlarından sanık Ali Ziya Koymalı'nın yapılan yargılaması sonucunda; geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçundan mahkumiyetine ve meskun mahalde silah atmak suçundan beraatına, dair Karabük/Yenice Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 7.5.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi üst C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 11.3.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Üst C.Savcısının temyiz isteminin geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve meskun mahalde silah atmak suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-) Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi gözetilerek,
Sanığa atılı meskun mahalde silah atmak suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/5. maddesine göre hesaplanan iki yıllık zamanaşımının sanığın sorgusunun yapıldığı 18.04.2003 tarihi ve inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla; hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK.322. maddesi uyarınca sanık hakkındaki meskun mahalde silah atmak suçundan açılan kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-) Sanık hakkında geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eylemlerinin 765 sayılı TCK.nun 193/2. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün Üst C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
a-) Mağdurun evinde av tüfeği olduğunu bilen sanığın geceleyin eve girerek aldığı av tüfeğini 550-600 metre kadar uzaklaşıp hakimiyet sahasına geçirdikten sonra 4-5 el ateş ettiği ve bir süre sonrada tüfeği mağdura ait eve bıraktığı olayda, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK. nun 492/1. maddesinde düzenlenen geceleyin bina içinde hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-) Kabule göre de; 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Üst C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy