(765 S. K. m. 191, 466) (5237 S. K. m. 7, 73) (5320 S. K. m. 18) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 253, 254) (5395 S. K. m. 48)
Dava: Kavgada silah çekmek suçundan sanık Servet Coşkun'un yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Sivas 2. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 26.03.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 31.03.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanık hakkında kavgada silah çekmek suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eylemin TCK. nun 191/son. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
Sanığın tartışma sırasında sopa ile üzerine yürüyen müştekiye kurusıkı tabanca çekip doğrultarak orada küfür ediyordun, şimdi et bakalım demesi şeklinde gelişen olayda, eylemin 765 sayılı TCK'nun 466/1. maddesine uyduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Uygulanan maddedeki ağır para cezasının asgari ve azami hadleri suç tarihi itibariyle aynı olup 765 sayılı TCK'nun 119. maddesi ile artırım yapılması halinde bu miktarın aşılacağı, TCK'nun 119/4. maddesinde yarı oranında yapılacak artırım sonucu uygulanan maddede gösterilen cezanın üst haddinin aşılamayacağının belirtildiği ve bu itibarla ön ödemede bulunmama halinde artırım yapılmasının mümkün olmayacağının gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca l.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
15.07.2005 gün ve 25876 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 48. maddesi ile de 2253 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak, çocuklara özgü yargılamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş ve lehe hükümler getirilmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi ve 5395 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 29.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy