(765 S. K. m. 61, 308, 466) (5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 18) (5237 S. K. m. 7, 73) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Kavgada korkutmak amacıyla silah çekmek ve ihkak-ı hak suçlarından sanık Hakan Balcı ile ihkak-ı hak suçundan sanık İbrahim Balcı'nın yapılan yargılamaları sonucunda; mahkumiyetlerine dair Konya 2. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 16.10.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 15.3.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanık Hakan Balcı hakkında kavgada korkutmak amacıyla silah çekmek ve ihkak-ı hak suçu ile sanık İbrahim Balcı hakkında ihkak-ı hak suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eylemlerinin TCK. nun 466/1 ve 308/3. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede,
1- Sanık İbrahim'in alacağını tahsil etmek amacıyla, sanık Hakan'da elinde tüfek olduğu halde müdahilin aracının yanına gelerek, sanık İbrahim'in müdahile ait aracı tekmeleyip alacağı istemeleri şeklinde gelişen olayda eylemlerinin, 765 sayılı TCK. nun 308/2 ve 61. maddeleri kapsamında ihkakı hakka teşebbüs suçunun oluşturduğu gözetilmeden 308/3. maddesinden hüküm kurulması,
2- Alacağı isterken sanık Hakan'ın korkutmak için silah çekmesi ihkak-ı hakka teşebbüs suçunu oluşturacağı ayrıca kavgada silah çekmek suçun oluşturmayacağı gözetilmeden 466/1. maddesinden mahkumiyet verilmesi,
3- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca l.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
15.07.2005 gün ve 25876 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 48. maddesi ile de 2253 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak, çocuklara özgü yargılamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş ve lehe hükümler getirilmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi ve 5395 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 5.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy