(765 S. K. m. 64, 456, 457) (1412 S. K. m. 138, 141) (5237 S. K. m. 7, 73) (5252 S. K. m. 9, 12) (5320 S. K. m. 18) (5271 S. K. m. 253, 254) (5395 S. K. m. 48)
Dava: Silahla kasten yaralamak suçundan sanıklar İbrahim Bağdagül ve Ercan Erkoç'un yapılan yargılamaları sonucunda; mahkumiyetlerine dair İstanbul 4. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 7.4.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve o yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 29.3.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanıklar hakkında silahla kasten yaralamak suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eylemin TCK. nun 456/4, 457/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün, sanık İbrahim müdafii ve O Yer C. Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
1- 12.2.1984 doğumlu olup 18 yaşını tamamlamamış olan sanık Ercan Erkoç'un müdafii hazır bulundurulmaksızın sorgusunun yapılması suretiyle 1412 sayılı CMUK. nun 138 ve 141. maddelerine aykırı davranılması,
2- İddia, doktor raporu ve dosya kapsamı ile sanık İbrahim Bağdagül'ün müştekiye yumrukla vurduğu anlaşıldığı halde, olayda uygulama yeri bulunmayan TCK. nun 64/1. maddesi delaletiyle 457/1. maddesinin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
3- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
15.07.2005 gün ve 25876 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 48. maddesi ile de 2253 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak, çocuklara özgü yargılamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş ve lehe hükümler getirilmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi ve 5395 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık İbrahim müdafii ve o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 06.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy