(765 S. K. m. 191, 466) (5237 S. K. m. 7, 73) (5252 S. K. m. 9, 12) (5320 S. K. m. 18) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Kavgada silah çekmek suçundan sanık Fikri Eviz'in yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Kurtalan Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 9.4.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi o yer C. Savcısı ve sanık tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 2.4.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanık hakkında kavgada silah çekmek suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eylemin TCK. nun 466/1. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün o yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanığın, kiracısı olan mağdur ile tartıştıkları ve karşılıklı birbirlerine vurdukları, komşuların araya girmesi sonucu tarafların ayrıldığı, mağdurun 3. katta bulunan evine giderek polisi aradığı, bir süre sonra polisin geldiği sırada, sanığın eline tornavidayı alarak, merdiven boşluğundan, evinde bulunan mağdura hitaben erkeksen çık dışarı şeklinde tehdit içeren sözler söylediği olayda, mağdurun tornavidayı görmemesi ve bu sözlerin sonucunda sanığın vereceği zararın niteliği belli olmadığından, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK. nun 191/son maddesi kapsamına giren ve takibi şahsi şikayete bağlı olan sair tehdidat niteliğinde bulunduğu ve mağdurun hazırlıktan itibaren şikayetçi olmaması karşısında, sanıktan vazgeçmeye kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde unsurları oluşmayan kavgada silah çekmek suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7.maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 18. maddesi ile de, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ile 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 17.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy