(5237 S. K. m. 7, 73, 86) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 47, 102, 456) (5271 S. K. m. 253, 254) (1412 S. K. m. 138)
Dava: Müessir fiil suçundan sanık Mehmet Hançar'ın yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Yayladağı Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 19.02.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 08.04.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eyleminin 765 Sayılı TCK.nun 456/4-47/son. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık müdafii ve o yer C. savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
1- Antakya Devlet Hastanesinin 16.01.2003 tarih 156 nolu sağlık kurulu raporuna göre hafif derecede zeka geriliği denilen akıl zayıflığına düçar olan ve 765 Sayılı TCK.nun 47. maddesinden istifade eden sanığın sorgusunun, müdafinin hazır olmadığı celsede yapılarak 1412 sayılı CMUK'nun 138. maddesine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanık hakkında müessir fiil suçundan eylemine uyan 765 Sayılı TCK.nun 456/4. maddesi uyarınca alt hadden ceza tayin edildiği halde aynı kanunun 47. maddesinin uygulanması sırasında gerekçe gösterilmeden alt sınırdan indirim yapılması,
3- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 5328 Sayılı Kanunla değişik 86. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve sanığın eylemine uyan kasten yaralama eyleminin aynı maddenin 3. fıkrasında açıklanan hallerde işlenmesi durumu hariç olmak üzere, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında 5237 Sayılı kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve o yer C. savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy