(5237 S. K. m. 7, 73, 125, 131) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 102, 456, 457, 482, 485) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Saldırgan sarhoşluk, silahla müessir fiil ve sövme suçlarından sanık Emir Kızıl ile saldırgan sarhoşluk suçundan sanık Abdullah Kamur'un yapılan yargılamaları sonucunda; mahkumiyetlerine dair Büyükorhan Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 03.04.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık Abdullah müdafii, sanık Emir ve O Yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 12.04.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: 1 - Yüzüne karşı 03.04.2003 tarihinde verilen hükmü 1412 Sayılı CMUK.nun 310. maddesinde belirtilen yasal bir haftalık süreden sonra 21.04.2003 tarihinde temyiz eden sanık Emir Kızıl'ın temyiz isteminin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2 - Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun 7 ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi gözetilerek,
Sanıklara atılı saldırgan sarhoşluk suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu 765 Sayılı TCK.nun 102/5. maddesine göre hesaplanan 2 yıllık zamanaşımının mahkumiyet hükmü ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 Sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3 - Sanık Emir Kızıl hakkında silahla müessir fiil ve sövme suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eylemlerinin 765 sayılı TCK.nun 456/4-457/1, 482/3. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükümlerin o yer C. Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
a) Dosya içeriğine göre, hangi sanık tarafından başlatıldığı tespit edilemeyen olayda sanıkların karşılıklı olarak birbirlerine sövdükleri anlaşılmakla, sanık Emir hakkında sövme suçundan tayin olunan cezada 765 Sayılı TCK.nun 485/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) Suçta kullanılan ve emanette kayıtlı çakı bıçağının müsaderesi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
c) 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK.nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy