(5237 S. K. m. 7, 73, 125, 131) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 102, 482) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Sövme ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık Kazım Kaymak'ın yapılan yargılaması sonucunda; saldırgan sarhoşluk suçundan BERAATİNE, sövme suçundan mahkumiyetine dair Karadeniz/Ereğli Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 25.03.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi O Yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 08.04.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Saldırgan sarhoşluk suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri gözetilerek,
Sanığa atılı saldırgan sarhoşluk suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK'nun 102/5. maddesine göre hesaplanan iki yıllık zamanaşımının sanığın sorgusunun yapıldığı 27.02.2003 ve inceleme tarihleri arasında, gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık hakkında sövme suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemin 765 Sayılı TCK.nun 482/2. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün O Yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
1- Sanığın eylemini umuma açık yerlerden sayılan minibüs içinde gerçekleştirmesi karşısında sövme suçunun aleniyet unsurunun oluştuğu gözetilmeden, 765 sayılı TCK'nun 482. maddesinin 3. fıkrası yerine, 2. fıkrası ile hüküm kurulması,
2- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca l.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 Sayılı TCK.nun 125. maddesinde düzenlenen ve sanığın eylemine uyan sövme suçunun aynı kanunun 131/1. maddesi gereğince kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hali hariç olmak üzere soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 06.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy