(5271 S. K. m. 170, 253, 254, 309) (5237 S. K. m. 73)
Dava: Basit tıbbi müdahale gerektirecek şekilde kasten adam yaralamak ve hakaret suçlarından şüpheli Hasan Sepin hakkındaki soruşturma evresi sonucunda İzmir C. Başsavcılığınca düzenlenen 04.07.2005 gün ve 2005/47081 soruşturma, 2005/15877 Esas, 2005/3321 sayılı iddianamenin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170.maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174.maddesi gereğince iadesine dair, İzmir 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 19.07.2005 gün ve 2005/14-5 iddianame inceleme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.07.2005 gün ve 2005/311 müteferrik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26.09.2005 gün ve 40092 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası C.Başsavcılığının 17.10.2005 gün ve 176109 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkur İhbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, sanıklara isnat olunan fiillerin 5237 sayılı TCK'nun 73 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253.maddeleri kapsamında düzenlenen uzlaşma müessesesine tabi oldukları ve usulüne uygun olarak uzlaşma müessesinin uygulanmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Kanununun 253.maddesinde öngörülen;
(1) Cumhuriyet savcısı, yapılan soruşturmanın durumuna göre, kanunun uzlaşma yapılabilmesi olanağını verdiği hallerde, faili bu kanunun öngördüğü usullere göre davet ederek suçtan dolayı sorumluluğunu kabul edip etmediğini sorar.
(2) Fail, suçu ve fiilinden doğmuş olan maddi ve manevi zararın tümünü veya bunun büyük bir kısmını ödemeyi veya zararları gidermeyi kabullendiğinde durum, mağdura veya varsa vekiline veya kanuni temsilcisine bildirilir.
(3) Mağdur, verilmiş olan zararın tümüyle veya büyük bir kısmı itibariyle giderildiğinde özgür iradesi ile uzlaşacağını bildirirse, soruşturma sürdürülmez.
Şeklindeki düzenleme gereği, uzlaşmanın gerçekleşebilmesinin mağdurun özgür iradesi ile uzlaşacağını bildirmesine bağlı olduğu, mağdurun da İzmir C.Başsavcılığı tarafından 04.07.2005 tarihinde alınan Uzlaşmak istemiyorum, şüpheli hakkında şikayetçiyim. Hususundaki beyanından uzlaşmayı kabul etmediği anlaşılmakla, uzlaşma müessesinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuştur.
Sanık hakkında 24.05.2005 tarihinde işlediği, şikayete bağlı olan müessir fiil ve sövme suçlarından dolayı mağdurun 04.07.2005 tarihinde uzlaşma istemiyorum, şüpheli hakkında şikayetçiyim. şeklinde beyanda bulunması üzerine 04.07.2005 günlü iddianame ile dava açılmış, iddianamenin düzenlendiği İzmir 2.Sulh Ceza Mahkemesi uzlaştırma işleminin usulüne uygun yapılmadığı gerekçesi ile iddianamenin iadesine karar vermiş, bu karara karşı yapılan itiraz ise reddedilmiştir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 73/8.maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde kamu davasının açılmayacağı veya açılan davanın düşürüleceği, 5271 sayılı CMK'nun 253 ve 254.maddelerinde ise uzlaştırma işleminin ne şekilde yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK'nun 253. maddesine göre C.Savcısı faile atılı suçun şikayete bağlı olduğunu belirlemesi halinde önce faile suçtan dolayı uzlaşmayı kabul edip etmediğini sorması, daha sonra bu durumu mağdura bildirmesi ve gerekirse uzlaştırıcı görevlendirmesi, bu işlemler sonucunda uzlaşma sağlanamadığı takdirde iddianame düzenleyerek dava açması gerekirken sadece mağdura uzlaşma isteyip istemediğini sormuş ve mağdurun uzlaşma istemiyorum şeklinde beyanda bulunması üzerine iddianame ile kamu davası açılmıştır. Bu durumda, C.Savcısının yaptığı uygulamanın 5271 sayılı CMK'nun 253.maddesinde açıklanan düzenlemeye uygun yapılmadığı açıkça anlaşılmaktadır.
Bu itibarla;
Sonuç: İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.07.2005 gün ve 14-5 sayılı iddianamenin iadesi kararı ile bu karara itiraz edilmesi üzerine İzmir 17.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.07.2005 gün ve 2005/311 müt. sayılı itirazın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE 09.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy