(5252 S. K. m. 9) (5275 S. K. m. 98) (765 S. K. m. 566)
Dava: Dikkatsizlik ve tedbirsizlikle şahıslara ve eşyaya mühim bir zarar verme tehlikesine neden olmak suçundan sanık, 765 sayılı TCK. nun 566, 59/2. maddeleri gereğince 92.835.000 Türk lirası hafif para cezası ile cezalandırılmasına dair, HİLVAN Sulh Ceza Mahkemesinin 20.10.2004 gün ve 2004/66-117 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5349 sayılı TCK. nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişik Yapılmasına Dair Kanunun 3.maddesi gereğince eylemin müeyyidesinin idari para cezasına dönüştürülmesi nedeniyle, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın HİLVAN C.Başsavcılığına gönderilmesine dair, HİLVAN Sulh Ceza Mahkemesinin 27.06.2005 gün ve 2005/82-123 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07.10.2005 gün ve 42308 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası C.Başsavcılığının 07.11.2005 gün ve 2005/182442 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkûr İhbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı TCK. nunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7.maddesinin başlığı, 5349 sayılı Kanunla Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi olarak değiştirilerek aynı maddenin 1.fıkrasında Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür. 4. fıkrasında ise Bu madde hükmüne göre, idari para cezasına karar vermeye C.Savcısı yetkilidir hükmüne yer verilmiş ise de, sanığa isnat olunan yangın tehlikesine sebebiyet vermek suçunun 5326 sayılı Kabahatler Kanununda düzenlenmediği, 5237 sayılı TCK. nunda ise Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması başlıklı 171.maddesinde başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakamından tehlikeli olacak şekilde taksirle yangına neden olma suçunun düzenlendiği anlaşılmakla, mahkemesince 5237 sayılı TCK. nun 7.maddesi uyarınca öncelikle lehe konunun tespit edilerek, eylemin suç olmaktan çıkarıldığı kanaatine varılırsa sanığın beraatına karar verilmesi gerektiği, 5237 sayılı TCK. nun 171.maddesi kapsamında kaldığı ve daha aleyhe olduğu düşünülürse bu kez de 765 sayılı TCK. nun 566 ve 5236 sayılı Kabahatler Kanununun 24.maddesi nazara alınmak suretiyle mahkemesince bir hüküm kurulmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuştur.
Gereği Düşünüldü:
Karar: Hilvan Sulh Ceza Mahkemesinin 20.10.2004 gün ve 66-117 Sayılı kararı ile sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ve kesinleşmiştir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Kanuna göre sanığın eyleminin idari para cezasını gerektirdiği gerekçesi ile hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi için C.Savcılığı tarafından yapılan başvuru üzerine mahkemenin 27.6.2005 gün ve 82-123 sayılı kararı ile kesinleşen mahkumiyet kararının ortadan kaldırılmasına ve gereğinin takdir ve ifası için dosyanın C.Savcılığına gönderilmesine karar verilmiştir.
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddesinin 1.fıkrasında 1.6.2005 tarihinden önce kesinleşen hükümlerle ilgili olarak 5237 Sayılı TCK. nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98/1. maddesinde ise sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa cezanın belirlenmesi için mahkemeden karar isteneceği belirtilmiş olup, bu tür başvuruların mahkemece incelenip sonuçlandırılacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda C.Savcılığı tarafından yapılan başvurunun incelenerek sanığın eyleminin, 5237 Sayılı TCK ve 5326 Sayılı Kabahatler Kanununda düzenlenip düzenlenmediği de tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken, dosyanın C.Savcılığına gönderilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu itibarla;
Sonuç: Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Hilvan Sulh Ceza Mahkemesinden verilen ve kesinleşen 27.6.2005 gün ve 82-123 sayılı kararın 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının b bendi uyarınca bozulmasına ve müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 13.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy