(765 S. K. m. 72, 119, 565) (647 S. K. m. 4) (2253 S. K. m. 2, 6) (1412 S. K. m. 253, 261, 264, 265, 266, 386)
Dava: Tehlikeli vasıta kullanmak suçundan sanık Uğur Çam'ın, Türk Ceza Kanunu'nun 565/1, 119, 72, 647 sayılı cezaların infazı hakkında kanunun 4. maddeleri uyarınca 134.667.000 Türk Lirası hafif para cezası ile cezalandırılmasına dair, Kartal 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.06.2004 gün,2004/581-442 sayılı ceza kararnamesi aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 31.01.2005 gün ve 4694 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası C. Başsavcılığının 08.02.2005 gün ve 2005/19346 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkür İhbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, 07.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4963 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 6. maddesindeki 15 yaş ibaresi 18 olarak değiştirilmiş olup 15-18 yaş arası küçükler de anılan kanun kapsamına alındığı cihetle, kayden 15.07.1987 doğumlu olup, suçun işlendiği 08.04.2004 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanığın eyleminin 2253 sayılı kanun hükümlerine tabi olduğu ve ceza kararnamesi ile sonuçlandırılamayacağı, bu hususun Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 18.02.2004 gün ve 2004/2900-2682 sayılı ilamı ile de kabul edilmiş bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de, sanık hakkında tayin olunan cezadan Türk Ceza Kanunu'nun 55/3. maddesi uyarınca indirim yapılmamış bulunulmasında, isabet görülmediğinden CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuştur.
2253 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinde Çocuk Mahkemesi kurulmamış olan yerlerde kuruluncaya kadar, küçükler tarafından işlenen suçlara ait soruşturma ve kovuşturma bu kanunda yazılı usullere göre görevli mahkeme ve C. Savcılığınca yapılır.
07.8.2003 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 4963 sayılı Kanunla değişik 6. maddesinde 18 yaşını bitirmeyen küçükler tarafından işlenen ve genel mahkemelerin görevine giren suçlarla ilgili davalara çocuk mahkemelerinde bakılır hükümleri yer almakta ve diğer yandan CMUK. nun Özel Yargılama Usulleri başlığını taşıyan 7. kitabının 1. faslında yer alan 386 ve müteakip maddelerinde düzenlenen ceza kararnamesinin mahkeme tarafından değil, hakimlik tarafından ittihaz edileceğine işaret edilmektedir.
Karar: İnceleme konusu ile ilgili anılan kurallarla birlikte 2253 sayılı Kanunun bütününe bakıldığında; küçükler tarafından işlenen suçlarla ilgili davaların duruşma yapılarak sonuçlandırılması esasının kabul edildiği; bu nedenle küçükler hakkında ceza kararnamesi düzenlenemeyeceği sonucunu ortaya koymaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.11.1986 gün ve 280/50 sayılı kararında da işaret edildiği üzere, CMUK. nun duruşma yapılmasına ve bitirilip hüküm kurulmasına ilişkin 261, 264, 265, 266 ve 253. maddelerindeki usul kurallarına uyulmaması, kesin biçimde yasaya aykırılık oluşturur. Bunun sonucu olarak da esas hakkında verilecek karar, duruşma yapılmak suretiyle verilmiş hukuken geçerli bir karar olmayıp, yok hükmündedir. Esasa ilişkin hükümlerin yazılı emirle bozulması halinde yeniden yargılama yapılmaması kuralı, duruşma yapılarak ittihaz edilmiş hükümler içindir. Bu itibarla; esası çözümleyen karar, duruşma yapılmaksızın verilmiş olduğundan, yeni yapılacak yargılama, yargılamanın tekrarlanması mahiyetinde olmayıp, ilk defa yapılacak yargılama mahiyetindedir ve bunda da zorunluluk vardır.
Sonuç: Bu itibarla; yazılı emre dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Kartal 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 17.6.2004 gün ve 2004/581 esas, 2004/442 karar sayılı ceza kararnamesinin CMUK. nun 343. maddesi gereğince BOZULMASINA ve müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, bozma sebebine göre diğer hususlarda karar ittihazına yer olmadığına, 14.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy