(5237 S. K. m. 7, 179, 180) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 389)
Dava: Demiryolunda kaza tehlikesine neden olmak suçundan, sanık Sami'nin yapılan yargılaması, sonucunda; Mahkumiyetine dair Sakarya İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.06.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafi tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 08.12.2005 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, oluşa ve kabule göre, sanığın eylemi kullandığı otomobil ile hemzemin geçitten geçerken tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu demiryolu üzerinde kazaya sebebiyet vermek olup, bu eylem 765 Sayılı TCK'nın 389/1. maddesindeki suçu oluşturmaktadır.
765 sayılı TCK'nın 389. maddesinde düzenlenen demiryolu üzerinde kaza tehlikesine neden olmak suçunun taksirle işlendiğinin kabulü halinde, bu eylemin 5237 sayılı TCK'nın 179. maddesinde tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu olarak değerlendirmek mümkün değildir. Çünkü bu maddede düzenlenen suç kasten işlenebilen suçlardandır.
Maddenin düzenleme şeklinden de anlaşılacağı üzere, bu suçun oluşabilmesi için aracın kasıtlı olarak kişilerin hayat, sağlık ve mal varlığı açısından tehlike yaratacak şekilde sevk ve idare edilmesi gerekmektedir. Demiryolu ulaşımında kuralların taksirle ihlali halinde ise eylem, 5237 Sayılı TCK'nın 180. maddesindeki suçu oluşturacaktır.
Dava konusu yapılan ve 765 sayılı TCK'nın 389/1. maddesine uyan taksirli eylemin karşılığı, 5237 sayılı TCK'nın 180. maddesinde düzenlendiği nazara alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeler uyarınca her iki yasanın belirtilen maddelerine uygun şekilde kurulacak hükümlerden, sanık lehine uygulanacak olanının belirlenip lehe olan kanunun tespitinden sonra hüküm kurulması gerekirken/dava konusu yapılan eylemin 5237 sayılı TCK'daki karşılığını oluşturan 179/2. maddesindeki trafik, güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu oluşturduğu şeklindeki hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy