(765 S. K. m. 62, 456/4, 457/1) (5237 S. K. m. 7, 35, 36, 86, 87, 88, 89) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Silahla kasten yaralamak suçundan sanık T. Korur'un yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair K. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 29.12.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi o yer C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 21.2.2005 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanığa ait adli sicil kaydında yazılı olan ve 1.8.2000 tarihinde infaz edilen Kırklareli Sulh Ceza Mahkemesinin 26.4.2000 gün ve 716-213 sayılı mahkumiyet kararının tekerrüre esas alındığı anlaşıldığından tebliğnamedeki 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında bıçakla kardeşini kasten yaralamak ve yaralamaya teşebbüs suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 456/4, 62, 457/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün o yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
1- Sanığın müştekilerden Ö. Korur'a bıçağı salladığı fakat isabet ettiremediği, müdahale eden S. ve E.'den başka olayda yaralanan olmadığının anlaşılmış bulunmasına göre, eylemin tam kalkışma niteliğinde bulunduğu gözetilmeden 765 sayılı TCK. nun 62. maddesi yerine tamamlanmış suçtan hüküm kurulması,
2- Sanık ile müştekiler Ö., E., S. ve Ş.'ın kardeş olduklarını gösterir aile nüfus kayıt tablosu getirtilmeden TCK.nun 457/1. maddesinin uygulanması,
3- 765 sayılı TCK. nun 457/1. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası sonucu sanık hakkında eksik ağır para cezasına hükmedilmesi,
4- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy