(765 S. K. m. 80, 456) (5237 S. K. m. 7, 73, 86)
Dava: Müessir fiil suçundan sanık T. Güngör'ün yapılan yargılaması sonucunda; sanığın müşteki E.'ye karşı müessir fiil suçundan beraatına, müşteki N.ye karşı müessir fiil suçundan ise mahkumiyetine dair B. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 25.12.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve o yer C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 01.03.2005 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: A- Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanığın müşteki E. Yıldız'a karşı müessir fiil suçundan beraatına ilişkin kurulan hükmü yönelik o yer C.Savcısının temyiz itirazları yerinde olmadığından, hükmün ONANMASINA,
B- Sanık hakkında müşteki N. Yıldız'a karşı kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 456/4 maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık ve o yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
1- Sanığın müştekiye karşı farklı zamanlardaki eylemlerinden dolayı iki kez cezalandırılması gerekirken TCK. nun 80. maddesi ile uygulama yapılması,
2- Müştekiye ait rapordaki bulgular itibariyle Adli Tıp Kurumunun emsal raporlarına göre iş ve güçten kalma süresi kuşku yarattığından müştekiye ait raporlar, film, grafi ve hasta tabela müşahede evraklarının Adli Tıp Kurumuna gönderilerek yaralanmadan dolayı kaç gün iş ve güçten kalacağına dair rapor alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
3- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 5328 Sayılı Kanunla değişik 86. maddesinin 2.fıkrasında düzenlenen ve sanığın eylemine uyan kasten yaralama suçunun aynı maddenin 3.fıkrasında açıklanan hallerde işlenmesi durumu hariç olmak üzere, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 25.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy