(765 S. K. m. 308) (5237 S. K. m. 7)
Dava: Kasten yaralama ve tehdit suçlarından sanık S.'nin yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Ç. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 7.4.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi o yer C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 24.2.2005 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eylemin TCK. nun 308/3. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün o yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
Oluşa ve dosya içeriğine göre mahkemenin sanığın eylemini 765 sayılı kanunun 308. maddesinde düzenlenen kendiliğinden hak alma suçu olarak kabul etmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, bu nedenle tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Ancak;
1- Sanığın, annesinden miras kalan fındık bahçesinde hakkı olduğunu düşünerek müştekileri tehdit etmesi ve müştekiler E. ve N.'i yaralaması şeklinde gelişen olayda, sanığın eyleminin bir bütün olarak 765 sayılı kanunun 308/3. maddesine uyduğu ve eylemin olarak tek suç oluşturduğu gözetilmeden, mağdur sayısınca cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini,
2- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 23.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy