(2253 S. K. m. 6, 42) (765 S. K. m. 55, 565/1) (1412 S. K. m. 343) (5237 S. K. m. 31, 56) (647 S. K. m. 4)
Tehlikeli vasıta kullanmak suçundan sanık İ. E.nın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 565/1, 72, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 118.823.000 Türk lirası hafif para cezası ile cezalandırılmasına dair K. 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.12.2004 gün, 2004/1538-1478 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29.6.2005 gün ve 28811 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası C. Başsavcılığının 11.07.2005 gün ve 128326 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkur İhbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, 7.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4963 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 6. maddesindeki 15 yaş ibaresi 18 olarak değiştirilmiş olup, 15-18 yaş arası küçüklerin de anılan Kanun kapsamına alındığı cihetle, kayden 15.3.1987 doğumlu olup, suçun işlendiği 5.8.2004 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanığı eyleminin 2253 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu ve ceza kararnamesi ile sonuçlandırılamayacağı, bu hususun Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 18.2.2004 gün ve 2004/2900-2682 sayılı ilamı ile de kabul edilmiş bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de, sanık hakkında tayin olunan cezadan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 55/3. maddesi uyarınca indirim yapılmamış bulunulmasında,
İsabet görülmediğinden CMUK.nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
2253 Sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 4963 Sayılı Kanunla değişik 6.maddesinde "18 yaşını bitirmeyen küçükler tarafından işlenen ve genel mahkemelerin görevine giren suçlarla ilgili davaların çocuk mahkemelerinde bakılır." Hükmü yer almaktadır.
Yürürlükten kalkan 1412 Sayılı CMUK'da düzenlenen Ceza kararnamesi 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenmediği gibi 2253 sayılı Kanunda da ceza kararnamesi düzenlenmemiş ve bu kanunun 42. maddesinde de diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümlerinin küçükler hakkında uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Açıklanan nedenlerle küçükler tarafından işlenen suçlarla ilgili davaların duruşma yapılarak sonuçlandırılması esasının kabul edildiği ve küçükler hakkında ceza kararnamesi düzenlenemeyeceği ortaya çıkmaktadır. Küçükler hakkında ceza kararnamesiyle verilecek karar yargılama kurallarına uyulmadan verilmesi nedeniyle hukuken geçerli bir karar olmayacağı bu şekilde verilen kararın kanun yararına bozulması sonucu yapılacak yargılamanın da, yargılamanın tekrarı niteliğinde olmayıp ilk defa yapılacak yargılama niteliğinde olacağının kabulünde zorunluluk vardır.
Bu itibarla;
Kanun yararına bozma istemi (yazılı emre dayanan ihbarname münderecatı) yerinde görüldüğünden K. 1. Sulh Ceza Mahkemesinden ceza kararnamesi ile verilip kesinleşen 31.12.2004 gün ve 2004/1538-1478 sayılı hükmün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının b bendi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, bozma sonucu itibariyle kabule göre bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına 25.7.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy