(765 S. K. m. 51, 59, 95, 456) (1412 S. K. m. 343)
Dava: Bıçakla etkili eylem suçundan sanık Hakkı Kaya'nın Türk Ceza Kanununun 456/4, 51/1, 59. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, evvelce işlemiş olduğu, etkili eylem suçundan dolayı Bornova Sulh Ceza Mahkemesinin 19.9.2000 tarihinde kesinleşmiş 31.3.2000 gün ve 1999/1723 esas, 2000/614 sayılı kararıyla ertelenmiş bulunan 600.000 Türk lirası ağır para cezasının Türk Ceza Kanununun 95/2. maddesi gereğince aynen infazına dair Bornova Sulh Ceza Mahkemesinin 7.12.2001 gün ve 2000/1577 esas, 2001/2334 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 1.12.2004 gün ve 50840 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası C.Başsavcılığının 9.12.2004 gün ve 226718 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkur İhbarnamede;
Sanığın önceki mahkumiyetine ilişkin kararın kesinleşme tarihi olan 19.9.2000 tarihinden önce, 12.6.2000 tarihinde sonraki suçun işlenmiş olması karşısında, olayda Türk Ceza kanununun 95/2 maddesinin uygulanmasına kanuni imkan bulunmadığı nazara alınmaksızın ertelenmiş cezanın aynen infazına karar verilmiş bulunulmasında isabete görülmediğinden CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Karar: Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda dairemizce 27.12.2004 tarih ve 23007/2486 sayı ile;
( ...Yazılı emre dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Bornova Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 7.12.2001 gün ve 2000/1577 esas, 2001/2334 karar sayılı hükmün CMUK. nun 343. maddesi gereğince BOZULMASINA ve Bornova Sulh Ceza Mahkemesinin 31.3.2000 tarih ve 1999/1723 esas, 2000/614 karar sayılı ilamıyla verilen para cezasının TCK. nun 95/2. maddesi uyarınca aynen infazına dair kısmın hükümden çıkarılmasına, şartları oluşmadığından aynen infazına yer olmadığına, hükümdeki sair hususların aynen yerine getirilmesine) karar verilmiş, bu karara karşı Yargıtay C.Başsavcılığı 28.1.2005 gün ve YE 2004/226718 sayılı tebliğnamesi ile (TCK. nun 95/2. maddesi uyarınca, ertelenmiş cezanın aynen infazına karar verilebilmesi için esas alınan deneme süresi, hüküm tarihinden itibaren başlamaktadır. Mahkemece aynen infazına karar verilen erteli mahkumiyete ilişkin hükmün tarihinin 31.3.2000, kesinleşme tarihinin 19.9.2000, sonraki suç tarihinin ise 12.6.2000 olduğu belirlenmiştir. Önceki hükmün kesinleşmiş olması gerekmekle birlikte, maddede yazılı deneme süresi erteli mahkumiyete ilişkin hüküm tarihinden itibaren başlaması ve sonraki suçun erteli mahkumiyete ilişkin hüküm tarihinden sonra işlendiğinin anlaşılması sebebiyle, TCK. nun 95/2. maddesinde yazılı koşulların oluştuğu, bu nedenle yazılı emir ile bozma isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği...) lüzumuna işaretle yaptığı karar düzeltme talebi yerinde görüldüğünden, Dairemizin 27.12.2004 gün ve 23007/24861 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden yapılan incelemede;
TCK. nun 95/2. maddesi uyarınca, ertelenmiş cezanın aynen infazına karar verilebilmesi için, önceki hükmün kesinleşmiş olması şartı ile hüküm tarihinden itibaren deneme süresi içinde sonraki suçun işlenmiş olması gerekir.
Sonuç: Mahkemece aynen infazına karar verilen erteli mahkumiyetin hüküm tarihi 31.3.2000 olup, sonraki suç tarihinin ise 12.6.2000 olduğu bu suretle sonraki suçun deneme süresi içinde işlendiği ve TCK. nun 95/2 maddesindeki aynen infaz şartlarının oluştuğu neticesine varıldığından yerinde görülmeyen yazılı emir ile bozma isteğinin reddine, evrakın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy