(5271 S. K. m. 170, 174, 247)
Silahla kasten yaralama suçundan şüpheliler A. Demirel ve U. Aksakal haklarında soruşturma evresi sonucundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.02.2006 tarihi ve 2006/4198 soruşturma, 2006/3894 esas, 2006/856 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170. maddesine uygun bulunmadığından, bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair, İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.02.2006 tarihli ve 2006/123 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2006 tarihli ve 2006/53 müteferrik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25.04.2006 gün ve 17419 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası C.Başsavcılığının 31.05.2006 gün ve 2006/90042 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkûr İhbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı kanunun 174/1 maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iade sebepleri arasında şüphelinin ifadesinin alınmamasının başlı başına iade nedeni olmayacağı, şüphelilerin ifadelerinin mahkemesince de alınmasının mümkün bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddianamenin iade nedenleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170 ve 174. maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Şüphelinin ifadesinin alınmaması bu nedenler arasında yer almamaktadır. Ayrıca 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 247. maddesinin üçüncü fıkrasında, kaçak sanık hakkında, kovuşturma yapılabileceği, ancak daha önce sorgusu yapılmamış ise, hükümlülük (mahkûmiyet) kararı verilemez denilmektedir. Yasanın bu hükmünden de, şüphelinin ifadesinin alınmadan da diğer koşullar varsa hakkında kamu davası açılacağı öngörülmektedir.
Açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığının, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden itiraz üzerine İzmir 5.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 10.03.2006 gün ve 2006/53 sayılı ek kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, bozma sonucu yapılacak işlemlerin yerel makamlarca yerine getirilmesine, 27.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy