(765 S. K. m. 61, 308) (5237 S. K. m. 106, 150) (5271 S. K. m. 309) (YCGK 20.06.2006 T. 2006/10-124 E. 2006/165 K.)
Tehdit yolu ile ihkak-ı hak suçuna azmettirmek suretiyle iştirak suçundan sanık İsmail Hakkı Şen'in, 765 s. TCK. nun 308/2, 61 ve 647 s. Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddesi uyarınca 94.910.400 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Kayseri 3.Sulh Ceza mahkemesinin 26.12.2002 günlü ve 2001/697 esas, 2002/2009 s. kararının infazı sırasında, 01.06.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 s. TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, 765 s. Kanun'un 308. maddesinde düzenlenen ihkak-ı hak suçunun 5237 s. kanun'da bağımsız bir suç olarak düzenlenmediğinden bahisle sanığın beraatine ilişkin, Kayseri 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 23.11.2005 günlü ve 2001/697 Esas, 2002/2009 s. ek karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12.06.2006 tarih ve 25228 s. yasa yararına bozma talebine dayanılarak kesinleşen kararına ait dava dosyası C. Başsavcılığının 18.07.2006 tarih ve 2006/139816 s. ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu:
Mezkür İhbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre; sanık İsmail Hakkı Şen'in müşteki Fatma Doğrusöz'den alacaklı olduğunun, alacağın bir kısmının mal teslimi suretiyle ödendiğinin, ancak alacağının tamamen ödendiğine inanmayan sanığın, kendisinde bulunan senedi sair sanık Fatih Coşkun'a vererek tahsil etmeye çalıştığının, sanığın azmettirmesi ile adı geçenin şikayetçiyi tehdit ederek alacağı tahsil etmeye kalkıştığının Kayseri 3. Sulh Ceza Mahkemesince kabulü ile hüküm kurulması karşısında, 5237 s. kanun'un 150/1. maddesinde belirtilen Kişinin hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ait hükümler uygulanır şeklindeki düzenleme değerlendirilmeksizin, anılan mahkemenin hikak-ı hak suçunun bağımsız hüküm olarak 5237 s. Kanun'da düzenlenmediğinden bahisle yazılı biçimde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 S. CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yasa yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. Gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 20.06.2006 tarih ve 124-165 s. kararında açıklandığı üzere, haklarında verilmiş mahkumiyet kararı kesinleşen hükümlüler hakkında yapılan uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararların infaza ait kararlar olması ve bu kararların verilmesi sırasında cezanın aleyhe değiştirilmesi yasağının geçerli olamayacağı, ancak daha önce kesinleşerek infaz aşamasında olan kararda tayin edilen cezanın aşılamayacağı, zaten tayin edilen cezanın kesinleşen karardaki cezayı aşacak olması halinde 765 s. Yasa gereğince kurulan ve kesinleşen kararın sanık lehine olacağı gözetilmek suretiyle;
Duruşma açılarak yapılacak yargılamada sanığın, dava konusu yapılan eyleminin, 5237 s. TCK. nun 150/1. maddesinde belirtilen kişinin hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanılması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ait hükümler uygulanır biçimindeki düzenleme değerlendirilerek bu madde kapsamında kalıp kalmadığının tartışılarak bu madde kapsamında olduğunun kabulü halinde 765 s. TCK. nun 308/2. maddesi ile 5237 s. TCK. nun 106. maddesinin 1. fıkrasında ön görülen cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasaya göre hüküm kurulması, sanığın dava konusu yapılan eyleminin 5237 s. TCK. nun 150/1. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 106. maddesinin 1. fıkrasına uyan tehdit suçunu oluşturmadığının belirlenmesi halinde, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, duruşma açılıp yargılama yapılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 5237 s. TCK.da ihkakı hak suçunun bağımsız bir suç olarak düzenlenmediği gerekçesi ile karar verilmiş olması kanuna aykırı olup, yasa yararına bozma istemi bu sebeple yerinde görüldüğünden Kayseri 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 23.11.2005 tarih ve 2001/697 esas, 2002/2009 s. ek kararın 5271 s. Ceza Muhakemesi Yasasının 309. maddesinin 4.fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 11.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy