(5395 S. K. m. 23/1, 24) (765 S. K. m. 466/2) (5237 S. K. m. 73, 106/1) (5271 S. K. m. 253, 254)
Kavgada korkutmak maksadı ile ateş etmek suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23/1.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair, Malatya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.02.2006 tarihli ve 2005/1047 esas, 2006/101 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04.07.2006 gün ve 30696 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak kesinleşen kararına ilişkin dava dosyası C. Başsavcılığının 20.07.2006 gün ve 2006/163327 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkûr İhbarnamede;
1- Kavgada korkutmak maksadı ile ateş etmek suçu olarak kabul edilen sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nda suç olarak düzenlenmemesi karşısında, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
2- Mahkemesince eylemin suç olarak kabul edildiğinin anlaşılmasına nazaran, suçun işlendiği tarihte 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanığın üzerine atılı kavgada korkutmak maksadı ile ateş etmek eylemini düzenleyen 765 sayılı TCK. nun 466/2. maddesinde öngörülen müeyyidenin alt sınırının 2 yılı aşmaması karşısında,
5395 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunduğu cihetle, öncelikle 5237 sayılı Kanunun 73 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde,
3- Kabule göre de, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23/1. maddesinde yer alan Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda belirlenen ceza, en çok üç yıla kadar (üç yıl dahil) hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında öncelikle suçun sabit olması halinde ceza hükmü kurulması gerektiğinin nazara alınmamasında, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
1- Dosya içeriğine göre mağdurlar ile sanığın ailesi arasında çıkan kavga sırasında sanığın karşı tarafı korkutmak için silahla havaya ateş etmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK. nun 106. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağı tartışılarak bu suçu oluşturduğunun kabulü halinde 765 sayılı TCK. nun 466/2. maddesi ile 5237 sayılı TCK. nun 106. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde öngörülen cezalardan hangisinin lehe olduğu belirlenip lehe olan madde uyarınca ceza tayini, eylemi 5237 sayılı TCK'nun 106. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturmadığının kabulü halinde ise sanığın beraatine karar, verilmesi gerekirken bu eylem yönünden değerlendirme yapılmadan kavgada silah boşaltmak suçunun 5237 sayılı TCK. da bağımsız bir suç olarak düzenlenmediği gerekçesi ile sanığın beraatine karar verilmesi mümkün olmadığından 1 nolu kanun yararına bozma istemine iştirak olunmamıştır.
Bu itibarla;
Kavgada korkutmak maksadıyla ateş etmek suçunun 5237 sayılı TCK.da suç olarak düzenlenmemesi karşısında beraat kararı verilmesi gerektiği yönündeki kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden REDDİNE,
2- Diğer kanun yararına bozma istemleri yönünden yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun işlediği kavgada korkutmak maksadıyla silahla ateş etmek suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olduğu nazara alınarak uzlaşma işlemleri yapılması gerekirken, uzlaşma işlemleri yapılmadan ve 5395 sayılı kanununun 23.maddesi uyarınca cezayı belirleyen karar verildikten sonra hükmün açıklanmamasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken bu hüküm kurulmadan yanlış şekilde karar verilmiş olması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Malatya 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 16.02.2006 gün ve 2005/1047 Esas, 2006/101 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının b bendi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 16.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy