(765 S. K. m. 81, 456, 457) (5237 S. K. m. 58) (5252 S. K. m. 9) (5275 S. K. m. 108)
Bıçakla yaralama suçundan sanık
765 sayılı TCK'nun 456/4, 457/1, 81/1-3. maddeleri gereğince 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Düzce 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.03.2006 tarihli ve 2005/19 esas, 2006/86 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10.07.2006 gün ve 31690 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak kesinleşen kararına ilişkin dava dosyası C. Başsavcılığının 15.08.2006 gün ve 2006/172365 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkûr ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, suç tarihinden sonra ve hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nda tekerrür sebebiyle herhangi bir artırımın öngörülmediği gözetilmeden, yürürlükte bulunmayan 765 sayılı Kanun'un 81. maddesi uyarınca cezada artırım yapılmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
İncelemeye konu dosyadaki suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasasına göre yargılama devam ederken, hükümden önce yürürlüğe giren yeni 5237 sayılı Türk Ceza Yasasında, eski 765 sayılı Yasanın tekerrür kurumu ile ilgili sistemi değiştirilerek, tekerrür halinde cezanın artırılmasından vazgeçilmiştir. Yeni sistemde tekrar suç işleyenin cezası artırılmamaktadır. Ancak;
Yeni 5237 sayılı Türk Ceza Yasasında tekerrür kurumu korunarak, tekerrür durumunda dört sonuç öngörülmüştür.
Tekerrür durumunda;
- Sonraki suç için seçimlik ceza öngörülmüşse, Yasa'ya göre hapis cezasının temel ceza olarak alınması gerekmektedir (TCY. m. 58/3).
- Hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanır. Bunun mahkumiyet kararında belirtilmesi gerekir. (TCY. m. 58/7)
- Koşullu salıverme şartları ağırlaşır. Daha doğrusu Yeni İnfaz Yasasında mükerrerler için uzun infaz süreleri öngörülmüştür (CGİY.m.108/1).
Cezanın infazından sonra hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanır, bunun da hükümlülük kararında belirtilmiş olması gerekir (TCY.m.58/7).
Görüldüğü gibi, tekerrür kurumu yeni 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 58. maddesinde düzenlenmiştir. Yalnız 765 sayılı TCY'nın 81. maddesinde tekerrür hali bir artırım nedeni idi. Yeni 5237 sayılı Türk Ceza Yasasında ise, tekerrür durumu, artırım nedeni olarak kabul edilmemiştir.
5252 sayılı Yasanın, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlıklı 9. maddesinin üçüncü fıkrasında; lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. biçimindeki lehe Yasanın saptanmasında başvurulacak yöntem düzenlenmiştir.
Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın ilgili hükümleri ile suç işlendikten sonra, hüküm verilmeden yargılama devam ederken yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının ilgili hükümleri uygulanarak sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması sonunda 765 sayılı Türk Ceza Yasasının sanığın lehine olduğu belirlendiğinden sanık hakkında 765 sayılı TCY'nın 456/4 ve 457/1. maddelerinin uygulanarak ceza belirlenip, yine aynı Yasanın ilgili hükümlerinden olan 81. maddesiyle tekerrür nedeniyle cezanın artırılmasında, yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE 16.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy