(1412 S. K. m. 154) (5271 S. K. m. 142, 145, 146, 161, 309)
Dava: Kasten yaralama suçundan şüpheli
.. hakkındaki soruşturma evresi sırasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 145 ve 146. maddeleri uyarınca zorla getirilmesine yönelik Adana C. Başsavcılığının talebinin, anılan maddeler gereğince C. Savcısının zorla getirme yetkisi bulunduğu ve bu hususta mahkeme kararı gerekli olmadığından bahisle reddine dair Adana 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.06.2006 tarihli ve 2006/1138 müt.sayılı kararına karşı vuku bulan itirazın reddine ilişkin Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2006 tarihli ve 2006/149 müt. sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10.07.2006 gün ve 31720 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak kesinleşen kararına ilişkin dava dosyası C. Başsavcılığının 10.08.2006 gün ve 2006/172413 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkûr İhbarnamede;
Karar: Dosya kapsamına göre, mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun C. Savcısının yetkilerini düzenleyen 154. maddesinin karşılığını oluşturan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161. maddesinde zorla getirme kararı verme yetkisine, yer verilmediği gibi, aynı Kanunun 146.maddesinde de bu konuda C. Savcısına yetki verilmediği nitekim, şüphelinin zorla getirilmesini düzenleyen 146. maddesinin 4.fıkrasında yetkiyi kullanacak olan hakim ve mahkeme gibi makamlar bakımından çağıran tabiri kullanılmış iken, açıklamalı davetiye üzerine şüpheliyi getirtmesi gereken C. Savcısı yönünden ise isteyen kelimesinin kullanıldığı, böylece kanun koyucunun, şüphelinin zorla getirilmesi maksadıyla C. Savcısının yetkili hakimden istemde bulunmasını öngördüğünün anlaşıldığı, diğer taraftan 5271 sayılı Kanun'un 142.maddesinde de hakim tarafından yapılması gereken soruşturma işlemlerinin, bu işlemin yapılacağı yer sulh ceza hakiminden istenileceği hükmünün yer aldığı cihetle, anılan Kanun'un 145.maddesi uyarınca sanığa çağrı yapılamadığının anlaşılması karşısında, şüphelinin zorla getirilmesi için mahkemece zorla getirme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulmadı lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak, ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Sonuç: Kanun yararına bozma istemindeki düşünce, dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden Adana 8.Asliye Ceza Mahkemesinden itiraz üzerine verilip kesinleşen 06.06.2006 gün ve 2006/149 müteferrik sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, gereği için dosyanın mahalline gönderilmesine 26.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy