(5252 S. K. m. 7) (5326 S. K. m. 24) (5271 S. K. m. 309)
Saldırgan sarhoşluk suçundan sanık
hakkındaki yargılama sırasında, eylemin yaptırılmanın idari para cezasına dönüştürüldüğü ve bu cezanın Cumhuriyet Savcılığınca verilmesi gerektiğinden bahisle, mahkemenin görevsizliğine dosyanın yetkili ve görevli Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair, Sarayköy Sulh Ceza Mahkemesinin 31.05.2005 tarihli ve 2005/87-194 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 1.6.2005 tarihli ve 2005/91 müt. sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 1.7.2006 gün ve 32166 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak kesinleşen kararına ilişkin dava dosyası C. Başsavcılığının 11.9.2006 gün ve 172427 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkûr İhbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7. maddesinin başlığı 5349 sayılı Kanunla Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi olarak değiştirilmiş olup, aynı maddenin 1. fıkrasında , Kanunlarda, hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür, 4. fıkrasında ise Bu madde, hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet Savcısı yetkilidir hükmüne yer verilmiş ise de; benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 11.7.2005 tarihli, 2005/1828-12314 sayılı ilamı ile de belirtildiği üzere, 18.5.2005 tarihli ve 25819 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5349 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesi ile değişik 5252 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca sanığın eylemine uygulanabilecek müeyyidenin idari para cezasına dönüştürülmesi ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 24. maddesi gereğince idari yaptırım mahkeme tarafından uygulanacak olması karşısında, yargılama sırasında yargılamayı yapan mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 1.6.2005 gün ve 2005/91 müt. sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının b bendi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 02.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy