(5237 S. K. m. 7, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 116, 125) (765 S. K. m. 35, 61, 193, 482) (647 S. K. m. 4) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 309)
Dava: Hakaret suçundan sanık
, 5237 sayılı TCK'nun 125. (765 sayılı TCK'nun 482/2. maddesindeki asgari ceza miktarı dikkate alınarak ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun' un 4. maddeleri gereğince, 669 YTL, mesken masuniyetini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nun 116 (765 sayılı TCK.nun 193. maddesindeki asgari miktar dikkate alınarak 35 ve 647 sayılı Kanun'un 4. maddeleri gereğince 84 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Bakırköy 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.05.2006 tarihli ve 2005/944 esas, 2006/293 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05.09.2006 gün ve 40139 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak kesinleşen kararına ilişkin dava dosyası C. Başsavcılığının 21.09.2006 gün ve 2006/211209 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkûr ihbarnamede;
5252 sayılı TCK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca, Lehe olan hüküm, önceki ver sonraki Kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, suretiyle belirlenir. 5237 sayılı TCK. nun 7/2. maddesinde yer alan suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan Kanun ile sonradan yürürlüğe giren Kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. şeklindeki düzenlemeler karşısında, lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonucun birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceğinden suç ve cezaların tespitine ilişkin 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un suç ve yaptırımlara ilişkin hükümleri karşılaştırılarak lehe kanunun tespitinden sonra tedbir, erteleme ve hapis cezasının kanuni sonucu olarak belirli haklar kullanmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hükümleri düzenleyen 647 sayılı kanun ile 5237 sayılı Kanun'un infaza ilişkin 50-60. maddeleri karşılaştırılmak suretiyle lehe hükmün, belirlenmesi gerekirken, karma uygulama yapılarak 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un hükümlerinin birlikte uygulanmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan, kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemindeki düşünce incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden Bakırköy 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 31.05.2006 gün ve 2005/944 Esas, 2006/293 sayılı hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA,
1- Yerel Mahkemenin sanık hakkında sövme suçundan dolayı hüküm kurarken değerlendirme ve takdiri gözetildiğinde 5237 sayılı TCY. nın ilgili hükümlerinin, 765 sayılı TCY'nın ilgili hükümlerinden daha lehine olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, sövme suçundan dolayı sanık
eylemine uyan 5237 sayılı TCY'nın125/1. maddesi uyarınca mahkemenin takdiri de gözetilip, adli para cezası seçilerek, aynı Yasanın 52/1. maddesi gereğince, 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCY'nın 52/2. maddesi uyarınca belirlenen bu 5 tam gün ile bir gün için takdir edilen 20 YTL'nın çarpılarak, sanığın sövme suçundan dolayı sonuç olarak 100 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2- Sanık hakkında gündüzün konut dokunulmazlığını bozmak suçundan dolayı mahkemece kurulup, kesinleşen hükümdeki değerlendirmeler ve takdir gözetildiğinde 765 sayılı TCY'nın ilgili hükümlerinin sanık lehine olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, konut dokunulmazlığını bozma suçundan dolayı sanık Şükran'ın eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 193/1. maddesi uyarınca mahkemenin takdiri gözetilerek bir ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eyleminin eksik kalkışma derecesinde kaldığı anlaşıldığından, mahkemenin takdiri gözetilerek, 765 sayılı TCY'nın 61. maddesi uyarınca verilen cezanın 2/3 oranında indirilerek, sanığın 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, yerel mahkemenin değerlendirme ve takdiri gözetilerek, 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca sanığa verilen özgürlüğü bağlayıcı hapis cezasının, günlüğü 12 YTL'sından, para cezasına çevrilerek sanığın 120 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında yerel mahkemece konut dokunulmazlığını bozmak suçundan dolayı kurulan ve kesinleşen hükümdeki ceza miktarından fazla ceza belirlenemeyeceğinden, sonuç olarak bu suçtan dolayı sanığa verilen ceza miktarının 84 YTL adli para cezası olarak belirlenmesine,
Sonuç: Sanık hakkında, sövme ve konut dokunulmazlığını bozmak suçundan dolayı verilen cezaların infazının belirlenen bu miktarlar üzerinden yapılmasına 31.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy